Tanvaktinden sonra


Günaydın cankuş, canımın kuşu, kanatlarının alabileceğinden çok rüzgarla mücadele eden güvercinim,

Gün aydı mı sana? Hem de nasıl aymıştır. Hafif aralanmış perdeden bir miktar ışık düşmüştür belki yüzüne. Yüzünün, cennetimin, Tanrı'nın özenle yarattığı her kıvrımına, her köşesine dolmuştur aydınlık. Işığı kıskanırım.

Şimdi senin etrafın dört duvarla çevrili. Aramızda aşamadığımız yollar var. O kadar güzelsindir ki uyurken, tüm mesafeleri yok edip, seni incetmeden duvarlarını kırıp kollarına giresim var. O muhteşem tabloya ben de girebilir miyim sevgilim?

Gözlerini açtığında gördüğün ilk şey en sevdiğin yerim olsun. Gözlerim. Benim seninle aynı güne uyanma tesadüfüne şükredişimle parlayan gözlerim olsun. Ne yaparsın ilk gördüğün şey ben olsam? Öper misin? Senin de gözlerinde çocuklar güler mi? Yoksa benim sabahlarmı mükemmeleştirişin gibi olmaz mı senin? Korkarım.

Uyan sevgilim, ya da uyanma Tanrı'nın ne kadar muazzam ve kusursuz şeyler yarattığına biraz daha inanayım.
"Yüzünün, cennetimin, Tanrı'nın özenle yarattığı her kıvrımına, her köşesine dolmuştur aydınlık."

Yorumlar

Popüler Yayınlar